Hava Durumu (Adana)

Pzt Sal Çrş Prş Cu

Anketler

Yeni Web Sitemizi Nasıl Buldunuz?
 

Site İçi Arama

Kimler Sitede

Şu anda 9 konuk çevrimiçi

Ziyaretçilerimiz

Ziyaretçi Sayacı
mod_vvisit_counterBugün211
mod_vvisit_counterDün550
mod_vvisit_counterToplam370172
Tarayıcı olarak Mozilla Firefox tavsiye edilir.
Ekolojik Tarım ve Radyasyon Uygulamaları PDF Yazdır e-Posta
Murat OKUR tarafından yazıldı.   

KISACA TARIMIN TARİHÇESİ

tarimradyasyon2İnsanoğlu varolduğu ilk zamanlarda doğada mevcut  yenebilir bitkileri toplayarak ve hayvanları avlayarak yaşamışlardır. Neandertal olarak adlandırılan bu insan tipi o dönemde  yaşanan belirgin bir soğuma ve kuraklaşma nedeniyle yerini bu çağın insanlarının atası olan Homosapiens insan tipine bırakmıştır. Homosapiens insan tipi teknik ve sanat yetenekleri açısından daha donanımlı olması sebebiyle ilk kez bu dönemde besin  maddelerinin üretilmesine başlanmıştır. İlkel aşamalarla başlayan bu üretim faaliyetleri “Tarım” adını alacak ve insanların doğayı tanımadaki ilgi alanı genişledikçe bu çalışmalar “Ekolojik Tarım” yani doğa ile dengeli olabilen tarımsal faaliyetler olarak anılmaya başlayacaktır.

“İnsanoğlu yaşadığı çevre içindeki hakimiyetini, önceleri yavaş fakat zaman içinde giderek fazlalaşan bir hızla artırmıştır. İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ, Yakın Çağ derken günümüze kadar gelinmiştir. Eskiden kölelerin mesleği olarak bilinen tarım giderek günümüzdeki önemli yerini almıştır. Buharlı makinaların keşfiyle başlayan sanayi ve teknolojideki hızlı ilerlemeler birim alandan daha fazla ürün almak için sentetik kimyasal gübrelerin ve bitki korumayı daha mükemmelleştirmek için sentetik kimyasal ilaçların kullanımını öne çıkarmıştır. Bunların tek yanlı kullanımında ortaya çıkmaya başlayan sakıncalar ileri görüşlü bazı tarımcılar tarafından fark edilmiştir. Söz konusu tarımcılar sadece maksimum verim almayı ve bunu ucuza mal etmeyi düşünen, fakat doğa üzerinde meydana gelen tahribatı hiç dikkate almayan bu gidişin devam etmemesi gerektiğini anlamışlardır. Tarımın sürdürülebilmesi için organik (ekolojik, biyolojik) tarım adı altında alternatiflerini ortaya koymuşlardır. Bu öncü kişilerden Albert Howard, 1910’larda İngiltere’de başlayan ekolojik tarım fikrini 1940’ta yayınladığı tarımsal vasiyetnamesi ile pekiştirmiştir. Alman asıllı Dr. Rudolf Steiner, İsviçre asıllı Mueller ve Ruseh, Fransa asıllı Lemaire ve Boucher aynı dönemde Avrupada ekolojik felsefenin ilk öncüleri olmuşlardır.

Dünyada yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşanan hızlı sanayileşme ve nüfus artışı önemli çevre sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Çözüm olarak ise açlık probleminin giderilmesine yönelik politikalar geliştirilmiş ve yoğun girdi kullanılarak birini alandan yüksek verim almaya ve yeni alanların tarıma açılmasına yönelik hedefler belirlenmiştir. Sonuçta, yoğun ve bilinçsiz tarım ilacı ve gübre kullanılması, yanlış toprak işleme uygulamaları, kalıntı riski, toprağın fiziksel yapısının bozulması, organik madde ve canlılığının yitirilmesi ve besin maddesi dengesinin bozulması, tuzlanma, çoraklaşma gibi önemli çevre sorunlarını beraberinde getirmiştir. Verimliliği daha düşük olan marjinal alanların tarıma açılması ise daha sorunlu ortamların oluşmasında etkili olmuştur.

1970’lerdeki ‘Yeşil Devrim’ olarak anılan tarım politikaları açlık sorununa kısmen çözüm oluşturmakla birlikte asıl sorunun üretim miktarı değil paylaşımdan kaynaklandığı da ortaya çıkmıştır. Ayrıca son yıllarda nüfus artış hızına oranla gıda artış hızı hemen tüm ülkelerde artmış ancak çok az sayıdaki ülkede sorun olmaya devam etmektedir. Dolayısıyla artık tarımda uygulanan teknikler sadece üretim miktarında sağladıkları artışla değerlendirilmemekte, çevreye, insan ve hayvan sağlığına olan etkileri ile birlikte irdelenmektedir” .(Kaynak :Tarım Net;Volkan Derinbay)

Tüm bu gelişmeler alternatif çözümler içeren yeni bir üretim sistemi olan ‘Ekolojik Tarım’ yani doğa ile uyumlu ve dengeleri bozmayan bir tarımsal üretim sistemine yönelmeyi zorunlu kılmıştır. Buna bağlı olarak zararlılarla mücadele konusu da kendi içinde yeni yöntemler çıkarmıştır. Böceklerle mücadelede ‘Radyasyon kullanımı’ bu yeniliklerden bir tanesidir. Şimdilik sadece birkaç ülke (A.B.D, İsrail..) tarafından kullanılan bu yöntem bize göre dünya ölçeğinde  yaygılaştırıldığında ekolojik tarım önemli bir aşamaya gelmiş olacaktır.

ZARARLI BÖCEKLERE KARŞI BİYOTEKNOLOJİK YÖNTEMLER VE
RADYASYON UYGULAMALARI

tarimradyasyon1Doğayı ve insan sağlığını korumanın esas olduğunun -geç kalınmış olsa da- anlaşılması zararlıları biyolojik kontrol altında tutarak mücadele yapmayı daha cazip hale getirmiştir. Tarımsal ilaçların meydana getirdiği ve yok olması yüzyılları alacak olan çevre kirliliği ile besin zinciri yolu ile tüm canlılara bulaşan tehlike ancak bu yolla önlenebilir hale gelecektir.


Fizyolojik yollarla zararlı böceklerle kullanılacak  biyoteknolojik mücadele yöntemleri  ‘spesifik’ olma özelliğindedirler. Böceklerin biyolojik davranışları üzerinde etkili olan bu yöntemleri şu şekilde sıralamak mümkündür.

Cezbediciler
Feromanlar
Besin cezbedicileri
Renk tuzakları
Böcek gelişme düzenleyicileri
Jüvenil hormonlar
Uzaklaştırıcılar
Beslenmeyi durdurucular
Kısırlaştırılmış böcek yöntemleri

Radyasyon Uygulamaları

Üreme gücünü zayıflatan yada yok etmek için radyasyon kullanılan bu yöntemde doğal böcek popülasyonu içerisine kısırlaştırılmış böcek karıştırılır. Böylelikle normal çiftleşme
sonrası yeni döllerin oluşması engellenir. Bu kısırlaştırma ‘kemosterilisant’ denilen kimyasal maddelerle yapılabildiği gibi ‘radyasyon’ kullanılarak ta yapılmaktadır.
Radyasyonla kısırlaştırma da değişik radyoizotoplar kullanılar. Bu izotopların yaydığı  X, Gamma gibi farklı ışınlar (iyonize radyasyon) böcek kısırlaştırılmasında kullanılırlar. Cobalt ve Cesium elementlerinin  Co 60 ve Ce 137 isotopları bu amaç için kullanılmaktadırlar.
“Radyasyonla kısırlaştırmada küçük dozlar kullanılır. Burada amaç böceklerin kısırlaştırılarak doğaya salıverilmesi ve kısır böceklerin doğadaki normallerle çiftleşerek döl vermemesinin sağlanmasıdır. Kısırlaştırma için doz, böceklerin türlerine, erkek veya dişi oluşlarına göre genel olarak 2,5-5,5 krad arasında değişir. Insektaryumlarda kitle halinde çok büyük rakamlarda üretilen, Co60 kaynağı olan irradiyatör'lerden geçirilerek kısırlaştırılan pupalardan çıkan ergin böceklerin doğaya salınması belirli bir süre aralıksız devam ettiğinde,zararlı populasyonu düşer, sonuçta tür eradike edilmiş olur.

1962 yılında Bactrocera oleae (Coq.) Rota Adasında, 1963'te Bacirocera dorsalis (Hendel) Guam Adasında eradike edildiler. Bu tarihten günümüze kadar sayısız uygulamalar yapılmıştır. Özellikle meyve sinekleri üzerinde yoğunlaştırılan bu çalışmalarda Akdeniz meyve sineği Ceratitis capitata Wied. üzerinde en fazla çalışma yapılan tür olmuştur. Bu zararlıya karşı 1967 yılında Capri, 1969 yılında Procida adalarında, daha sonraları İspanya, Orta Amerika, Tunus, Hawaii Adaları ile 1976-1977 yıllarında Kaliforniya'da yürütülen uygulamalar en belli başlı olanlarıdır. 80'li yıllardan itibaren Meksika, A.B.D. ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın işbirliği ile yürütülen Orta Amerika C. capitata eradikasyon projesi bugüne dek uygulananların en kapsamlısı olmuş, Metapa (Meksika)'da kurulan fabrika kapasitesindeki büyük böcek üretim laboratuvarında haftada 500 milyon sinek üretilmiş ve kalite kontrolleri yapılıp ışınlandıktan sonra doğaya salınmıştır. Üretimi yapılan bitkilerden kilometrelerce uzakta üretilip ışınlanan böceklerin kafesler içinde getirilerek, bahçede doğaya salınması suretiyle zararlıyı yok etmesi, ekolojik tarım felsefesine uymaktadır.” .(Tarım Net;Volkan Derinbay)

Akdeniz meyve sineğinin narenciye ihracatında büyük sorun yaratabildiği düşünülürse, bu zararlıya karşı zaman zaman yersiz kalan   sezonluk  çözümler üretmek yerine daha kalıcı bir çözüm olabilecek ve ancak devlet  eliyle uygulanabilecek ‘radyasyonla kısırlaştırma’ yöntemi ekolojik tarımın mücadele yöntemlerinden biri haline gelmelidir.

Ramadan Morçimen
Özler Tarım Kalite Kontrol Departmanı

Son Güncelleme: Perşembe, 04 Haziran 2009 10:38
 

Özler Tarım'dan Haberler

Modi'yi Keşfedin..!!

Meyve yetiştiriciliği ve pazarlaması konusunda sektörün önder kuruluşu olan Özler Tarım, sizlere bir yenilik daha sunuyor. Fuji Elmayı Türk damak tadına kazandıran Özler Tarım, şimdi de Modi Elmayı sizlere sunmaktan gurur duyar.

Türkiye’de yetiştirilmiş ilk Modi Elmaları şu andan itibaren satışa sunmuş bulunmaktayız. Değerli siparişlerinizi bekler, saygılar sunarız.

Büyütmek için küçük resimlerin üzerine tıklayınız..!

 
Yeni İdari Binamıza Taşındık..!

Özler Tarım olarak aldığımız yapılanma kararları ve yenilenme çalışmaları kapsamında yaklaşık 4 ay önce yapımına başlanan ve büyük bir titizlikle hazırladığımız yeni idari binamız 23 Aralık 2011 tarihinde hizmete girmiştir.

Daha önce Adana H.S. Organize San. Bölgesi Özler Tarım Paketleme Tesis'inde bulunan Danışma / Sekreterya, İhracat, Yurtiçi Pazarlama, Bilgi-İşlem departmanlarımız artık yeni idari binamızda görevine devam edecektir.

İdari Bina için iletişim bilgilerimiz değişmiş olup iletişim için kullanılacak numaralar aşağıda belirtilmiştir. İlginiz için şimdiden teşekkür eder tüm personelimize ve Özler Ailesine hayırlı uğurlu olmasını temenni ederiz..

 
Özler Tarım Ürünleri Modern Fidancılık

Fidan Siparişleri ve Sorularınız İçin : ilgim@ozler-tarim.com.tr

 
Cumhuriyet Kupası Sponsorluğumuz

Baler Tarım olarak sponsorluğunu üstlendiğimiz ve İstanbul Karting ve Otomobil Kulübü (İKOK) tarafından düzenlenen Prokart Formula Cumhuriyet Kupası yarışı 29 Ekim 2011’de Adana Sökün Karting Pisti’nde yapıldı. Günler öncesinden hazırlıklarına başlanan ve büyük ilgiyle karşılanan Prokart Formula Cumhuriyet kupası yarışından önce saat 12:00’da Prokart Formula dördüncü ayak yarışı, saat 15:00’da Prokart Formula beşinci ayak yarışı startı verildi. Prokart Formula’da sezon birinciliği için altı takımın şansı bulunuyordu. Cumhuriyet Kupası ise saat 18:00’da başladı. 1140 metre uzunluğundaki Sökün Pisti’ndeki yarışın büyük çekişme içinde geçti.  Hem tesis hem de organizasyon tam puan aldı.  15 takımdan 60 sporcunun mücadele ettiği yarışların startını Adana Vali Yard. Halis Arslan, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan V. Zihni Aldırmaz ve Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fazlı Bayram Hadi verdi. 4 Saat süren yarışlarda 12 si İstanbul, 1 İzmir, 1 Ankara, 1 Adana olmak üzere toplam 15 takım mücadele verdi. Adana'da görsel bir şölen yaşandı. İKOK Başkanı Ertuğrul Ersin ise yarış sonrasında verdiği bilgilerde menuniyetlerini dile getirdi; Artık Adana'nın karting sporunda farklı bir noktaya doğru yol aldığını belirtti. "Artık bir daha böyle bir ara olmayacağını, yeni Adana takımları çıkacağını ve Adana'da daha sık yarış düzenleyeceğimizi düşünüyorum" dedi.   Adana Büyükşehir Belediye Başkan V. Zihni Aldırmaz ise yarıştan önce karting sporunun Adana'da gelişmesini istediklerini kaydetti ve bu konuda destek istedi. Adana'yı Şendağ Durmaz, Remzi Deniz Bahşi ve Selçuk Dilek'ten oluşan Acıbadem Takımı temsil etti.  Adana 16 Yıl sonra profesyonel bir yarışa ev sahipliği yaptı.

Yarış sonunda şirketimize sponsorluk ve katkılarından dolayı bir plaket verildi. Plaketi şirketimizi temsilen Finans ve Kambiyo Müdürümüz Sn. Bahri Karaosman teslim aldı. Şirket olarak bu tür etkinliklere her zaman destek olacağımızı bildiriyor,  29 Ekim Cumhuriyet Kupasına katılım ve desteklerimizden duyduğumuz sevinci sizlerle paylaşıyoruz.

 
Tarımsal İlaç Bayiliğinde Şartlar Yine Değişti

Tarımsal ilaç toptan ve perakende satışı yapabileceklere ilişkin şartlar yeniden değiştirildi. Sadece Tarım ve Köyişleri Bakanlığından yetki belgesi alan ziraat mühendisleri, tarımsal ilaç toptan ve perakende satışı yapabilecek. Artık ziraat teknisyenleri ve meslek yüksek okullarından mezun teknikerler, tarımsal ilaç satıcısı olamayacak.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Perakende Satılması ile Depolanması Hakkında Yönetmelik'i yeniledi. Bakanlıkça onaylı bitki koruma ürünlerinin toptan veya perakende olarak satılması ve depolanması ile bu ürünleri toptan ve perakende satacak ve depolayacakların uyması gereken esasları belirleyen yönetmelik, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Yönetmeliğe göre, bitki koruma ürünlerinin toptan ve perakende satışları, bitki koruma ürünleri bayi izin belgesi veya bitki koruma ürünleri toptancı izin belgesi sahibi gerçek kişiler tarafından yapılacak.

Eski yönetmelikteki, ''Kamu iktisadi kuruluşları, iktisadi devlet teşekkülleri, kooperatifler, üretici birlikleri, çiftçi birlikleri ve ziraat odaları gibi kuruluşlar, bünyelerinde yetki belgesi sahibi kişiyi istihdam etmek şartıyla bitki koruma ürünlerinin perakende veya toptan satışlarını yapabilirler'' hükmü kaldırıldı. Yetkililer, artık tüzel kişilik adına yetki belgesi düzenlenmediği için bu kuruluşların, bünyelerinde yetki belgesine sahip ziraat mühendisi istihdam ederek, tarımsal ilaç satışına devam edebileceğini, bu kuruluşların yeni düzenleme ile hak kaybına uğramadığını belirtti.

Yeni yönetmelik ile tarımsal ilaç satıcılığı yetkisi sadece ziraat mühendisleri ile sınırlandırılırken, ''kamu kurum ve kuruluşlarında veya özel kuruluşlarda zirai mücadele hizmetlerinde en az 3 yıl süreyle çalışmış olanların'', ''ziraat teknisyenlerinin'' ve ''meslek yüksekokullarından bitki sağlığı ile ilgili dersi alarak mezun olmuş teknikerlerin'' tarımsal ilaç satma yetkileri kaldırılmış oldu. Tarımsal ilaç toptan ve perakende satışı yetki belgesi alabilmek için bakanlıkça yılda bir kez yapılacak sınavda başarılı olmak gerekiyor. Sınavda başarılı olmak için alınması gereken puan da 60'tan 70'e çıkarıldı.

Tarımsal ilaçların toptan ve perakende satışı şartlarının belirlenmesi için 2007 yılında yapılan ilk düzenlemede, sınavda başarılı olmak için 80 puan alma şartı konmuştu. Ancak, yapılan sınavda başarı oranının çok düşük çıkması üzerine, başarı puanı daha sonra 60'a indirilmişti. Yönetmelikte, sınav konuları, depo ve satış yerlerinin nitelikleri, denetim usulleri, bayilerin ve toptancıların yetki ve sorumlulukları da düzenleniyor. Bayiler, reçeteye istinaden satış yapabilecek ve bu reçeteleri saklama süresi 2 yıldan 5 yıla çıkarıldı.

Yönetmelik ile Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, tarım il veya ilçe müdürlüğünce yapılan kontrollerde mevzuata aykırılık tespiti halinde daha önce kapama cezası verilen hallerde uygulanacak cezalar, idari para cezalarına dönüştürüldü. Artık, kapama cezası yerine idari para cezası verilecek. Daha önce bakanlıkça yapılan veya yaptırılan ''Bitki Koruma Ürünleri Bayi veya Toptancılık Sınavı''nda başarılı olanların izin belgesi talebi ile müracaatları durumunda, yeni yönetmelikte, toptan ve perakende satış yerlerine ilişkin belirtilen şartları da yerine getirmeleri halinde adlarına izin belgesi düzenlenecek.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), tarımsal ilaç satışı yetkisi konusunda ziraat mühendislerine sınava girme zorunluluğu getirilmesine karşı çıkıyor. ZMO, bu amaçla, yönetmelik konusunda birkaç kez idari mahkemeye başvurmuştu. Bakanlık, tarımsal ilaç satışı konusunda yetki belgesi verilmesi için bugüne kadar 3 sınav düzenledi. Başarı puanının 80 puan olduğu ilk sınavda 26 kişi, başarı puanının 60'a düşürüldüğü 2. sınavda 271, 3. sınavda ise 2 bin 500 kişi başarılı olmuştu. Halen tarımsal ilaç satışı konusunda 6 bine yakın kişinin yetki belgesi bulunduğu belirtildi. Türkiye'de yılda 40 bin tona yakın tarımsal ilaç satılıyor.

Haber Kaynağı: Cumhuriyet Gazetesi - www.cumhuriyet.com.tr

imgimgimgimgimgimgimgimgimgimgimg

Özler Tarım Haber Akışı